Ridaniye Muharebesi

Ridaniye Muharebesi22 Ocak 1517 yılında, Osmanlı Devleti ve Memlük Sultanlığı arasında gerçekleşen Ridaniye Muharebesi, Sultan I. Selim komutasındaki Osmanlı ordusunun galibiyetiyle sonuçlanmıştır. Ridaniye Muharebesi; Merc-i Dabık Muharebesi’nin devamı niteliğinde olup, Osmanlı Devleti’ne hilafet makamını getirmiştir.

Genel Bakış

24 Ağustos 151 tarihinde, Yavuz Sultan Selim Han idaresindeki Osmanlı Devleti ile Memlûk Devleti arasında; Halep şehrinin kuzeyinde bir muharebe gerçeklemiştir. Bu muharebe, tarihe “Mercidabık Savaş”ı olarak geçmiştir. Savaş, Osmanlı Devleti’nin galibiyetiyle sonuçlanmıştır. Kahire’ye kadar çekilen Memlûk ordusunun başına yeni bir komutan atanmıştır. Mercidabık Savaşı’nın ardından Memlûkler, Yavuz Sultan Selim Han’ın itaat isteğini kabul etmeyip, geri çevirmiştir.Hatta Yavuz Sultan Selim Han’ın gönderdiği elçi öldürülmüştür. Ridaniye Savaşı’nın temel nedenlerinden biri bu olmuştur.

Yavuz Sultan Selim Han, Osmanlı Devleti’nin Ortadoğu da bulunan hakimiyetini pekiştirmek istemiştir. Bu sebeple, Memlûk Sultanı önlem almak istemiştir. Memlûk Sultanı, Halep civarına yaklaşık 50 bin kişilik bir orduyu konumlanmıştır. Yavuz Sultan Selim Han’ın Mısır Seferi sırasında Mercidabık Savaşı’nın oluşma nedenlerinden biri de bu olmuştur.

Sina Çölü – Harp Tarihi’nde Bir İlk

Yeni Memlûk Komutanı Tomanbay, vazifeye gelir gelmez  Suriye’den gelen emirlere önemli görevler vermiştir. Yavuz Sultan Selim Han’ın boyun eğdirme isteğini geri çevirmiş ve olası bir savaşa hazırlanmıştır. Yavuz Sultan Selim Han, Mercidabık Savaşı’nda Mısırlıları mağlup edip; Filistin ve Suriye’yi zaptetmiştir. Memlûk Devleti’nin sonunu getirmek ve Mısır Seferi’ni tamamlamak için Yavuz Sultan Selim Han, ileri harekete devam etmiş; ağırlıklarla birlikte Sina Çölünü geçmiştir. Sina Çölü’nün geçilmesi Harp Tarihi’nin rekorlarından biri kabul edilmektedir. Sina Çölü’nü geçerken, mevsimden dolayı bol yağmur yağmıştır. Yağmur kumların sertleşmesine sebep olmuş ve topların daha kolay taşınmasını sağlamıştır. Osmalı ordusu ve atlar su sıkıntısı çekmemiş ve bu durum Allah’ın bir lütfu olarak nitelendirilmiştir.

Sina Çölü’nü geçip, Sâlihi’ye ulaşan Osmanlı ordusu; Mısır’ın kuzeydoğusunda bulunan Ridaniye köyünde, Tomanbay komutasındaki Memlûk ordusuyla karşılaşmıştır. Memlûk ordusu 20 bin askerden oluşmuştur. Tomanbay, Frenklerden de 200ü aşkın top almıştır. Bu topları da sabit bir şekilde kuma yerleştirmiştir. Yavuz Sultan Selim Han, keşifleri sonucunda Memlûklerin bu nizamından haberdar olmuştur. Memlûkler, dağ tarafını ve kanatları boş bırakmışlardır. Yavuz Sultan Selim Han, Al- Mukattam Dağı’nı dolaşmış; Birket-ül Hac yolundan Al- Mukattam Dağı’na kadar uzanan alanda Memlûklerin yan gerilerine saldırmıştır.

Osmanlı kuvveti; bu sırada 60 bin askerden, 300 kadar toptan oluşmaktadır. Topların bir kısmı yivlidir.Osmanlı ordusunun bu beklenmedik saldırısı karşısında, Memlûkler ağır kayıplar vermiştir. Memlûkler, kuma gömülü toplarının mevzilerini değiştirememişlerdir.Tomanbay, Yavuz Sultan Selim Han’ın bulunduğu merkez kuvvete saldırmış ancak başarılı olamamıştır. Bu başarısızlığın ardından sağ kanattaki Vezir-i Azam Sinan Paşa kuvvetine saldırmıştır. Sinan Paşa, bu saldırı sırasında yaralanmış, otağa ulaşınca da vefat etmiştir. Tomanbay, Osmanlı Ordusu’nu Nil Nehri’ne kadar izlemiştir. Kahire’ye kadar ulaşan Tomanbay, Kahirelilere kendilerini savunmak zorunda olduklarını duyurmuştur. Osmanlı Ordusu, Kahire’ye girip şehri yağmalamıştır. Tomanbay, Yavuz Sultan Selim Han’ın mevkiine bir saldırı daha planlamış ancak alınan önlemlerle karşılaşmıştır.Bir gece baskınıyla Kahire’ye giren Tomanbay, Osmanlı ordusuyla bir mücadeleye girişmiştir. Bu çarpışmaya damlardan Osmanlı kuvvetlerine taş atan halk da katılmıştır. İsfendiyaroğlu’nun başında bulunduğu Osmanlı kuvvetleri öldürülmüş ve Tomanbay iki gün süreyle şehri elinde tutmuştur. Tomanbay adına Kahire Camilerinde hutbe okunmuştur.

26 Ocak tarihinde, yani Ridaniye Muharebesi’nin 4. günü; Yavuz Sultan Selim Han’ın emriyle Vezir Yunus Paşa ve Yeniçeri Ağası Ayas Ağa öncülüğünde Osmanlı kuvvetleri ateşler saçarak şehre girmiştir. Kapıkulu askeri Kahire’nin sokaklarına saldırmış ve Memlûk siperleri yakılmıştır. Bunun üzerine Tomanbay, çareyi kaçmakta bulmuştur.Rivayete göre, Tomanbay kadın kıyafetleriyle Nil Nehrini geçmiştir. Böylelikle Ridaniye Muharebesi, Osmanlı Devleti’nin galibiyetiyle sonuçlanmıştır.

Tomanbay hakkında teoriler vardır.Bir kısım tarihçi, Tomanbay’ın Nil Nehri’ni geçerken boğulup öldüğünü kabul etmektedir. Ancak Tomanbay’ın yakalanıp öldürüldüğüne dair bir teori de yaygın olarak kabul görmektedir. Tomanbay, Şehsüvaroğlu Ali Bey tarafından yakalanmış ve Yavuz Sultan Selim Han’ın huzuruna çıkarılmıştır. Osmanlı Sultanı, Tomanbay’ı elçilerinin ölümü hakkında azarlamıştır.Yavuz Sultan Selim Han, Tomanbay’ın hayatını bağışlamaya niyetlense de halkın Memlûk komutanına olan sevgisi; Osmanlı Sultanı’nı bu niyetinden geri çevirmiştir. Tomanbay, katıra bindirilerek şehir dolaştırılmış ve Bab-al Züvalye’de asılmıştır (13 Nisan 1517). Yavuz Sultan Selim Han, bu hamlesiyle hem Tomanbay’ı cezalandırmak hem de halkın gözünü korkutmak istemiştir. Tomanbay’ın idamı sırasında ise Cami Al-azhar’da halka sadaka dağıtılmıştır.

Ridaniye Muharebesi- Detaylar

Ridaniye Muharebesi’nin ardından saltanata ek olarak hilafet Osmanlı Devleti’ne geçmiştir. Yavuz Sultan Selim Han, ilk Osmanlı İslam Halifesi olmuştur. İslam Alemi’nin liderliğinin yanı sıra, Osmanlı Devleti Mısır ve Arabistan Yarımadası’nda tamamen hakimiyet sahibi olmuştur. Osmanlı Devleti’ne Kuzey Afrika’nın yolu açılmış ve Osmanlı Devleti’nin sınırları Atlas Okyanusu’na kadar erişmiştir.

Ridaniye Muharebesi ve Mısır’ın Fethi sırasında Osmanlı Devletli, ilk kez yivli top kullanmıştır. Burada önemli bir ayrıntı vardır. Yivli toplar Avrupa’da ilk defa 1868 yılında kullanılmıştır. Yavuz Sultan Selim Han’ın, Avrupalı Devletlerden yaklaşık olarak 200 yıl daha erken yivli top kullanmaya başlaması; onun ileri görüşlü ve stratejide başarılı bir hükümdar olduğuna kanıt olmuştur.

Öte yandan Osmanlı Devleti’nin; Ridaniye Muharebesi sırasında ateşli gücü, toplarla sınırlı kalmamıştır. Tüfek kuvvetlerine de sahip olmasıyla birlikte Osmanlı ordusu, dönemin en güçlü ordusu olarak kabul görmektedir.Ateşli silahların, Memlûkleri de oldukça korkuttuğu bilinmektedir. Hatta, Tomanbay’ın Yavuz Sultan Selim Han’ı namertlikle suçladığı söylenmektedir. Ancak Yavuz Sultan Selim Han’ın askeri dehası, Osmanlı Devleti’nin Mercidabık Savaşı’nı, Ridaniye Muharebesi’ni kazanmasını ve Mısır’ın Fethi’ni tamamlamasını sağlamıştır.

Osmanlı Sultanlarının 9.su ve İslam Halifelerinin 74.sü olan Yavuz Sultan Selim Han, 22 Eylül 1520’de, Çorlu’daki karargahında vefat etmiştir. Yavuz Sultan Selim Han’ın vefat ettiği sırada yeni sefer hazırlıkları içinde olduğu bilinmektedir. Osmanlı Sultanı Ridaniye Muharebesi sırasında Sinan Paşa’nın vefatı üzerine, veziri Yunus Paşa’ya :” Lala Lala! Mısır’ı aldık ama Sinan’ı kaybettik. Sinan’ı, Mısır’a değişmezdim.Sinan’sız Mısır’da ne güzellik olur?” demiştir. Yavuz Sultan Selim Han’ın Sinan Paşa’ya ne kadar kıymet verdiği bu sözlerle ortaya çıkmaktadır. 1520’deki vefatının ardından oğlu I. Süleyman geçmiştir. Tarihe Kanuni Sultan Süleyman adıyla geçen Osmanlı Sultanı, babası Yavuz Sultan Selim’in izinden gitmiş ve Osmanlı Devleti’nin en güçlü hükümdarlarından biri olmuştur.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.