Fiziksel Gelişimde Normal Olmayan Çocuklar

Hemen her insanın fiziksel gelişim yönünden normalden ayrılan bir yönü vardır. Kiminin parmakları uzundur, kiminin boynu kısadır, kiminin beli daha kaim, omuzu daha düşüktür. Ancak bütün bunlar toplumca normal olarak kabul edilmektedir. Bu yüzden de bütün bunlara göre özel bir eğitim yolu izlemeye gereklilik görülmemektedir.

Bu konumuzda üzerinde duracağımız husus normalden fazla sapıp da özel eğitime ve anlayışa ihtiyaç gösteren öğrencilerimiz olacaktır.

Fiziksel gelişim bakımından normalden ayrılan öğrenciler şunlardır: Sakat, özürlü, süreğen (kronik) hastalıklı, nazenin ve saralı öğrenciler.

Sakat ve Özürlüler

Vücudun görevlerini yapmaya kısmen engel olan özelliklere sakatlık diyoruz. Vücudun çarpık oluşu, kamburluk, çolaklık, topallık, organlardan birini kullanamama veya organ eksikliği gibi, vücudun görevlerine engel olmayıp da kişilik gelişimine olumsuz etkilerde bulunan vücut özelliklerine de özür diyoruz. Yüzde derin bir yara izinin olması, şişlikler, urlar, altıparmak oluş, çilli deri gibi.

Süreğen Hastalıklar

Bazı öğrencilerimiz tedavisi mümkün olmayan hastalıklara tutulmuş olabilir. Kalp hastası, sinir hastası, kansızlık, alerjiler, boğaz hastalıkları gibi. Bu tür hastalıklara süreğen (kronik, müzmin) hastalıklar diyoruz. Nazeninler

Bazı öğrenciler hasta olmamakla beraber iyi beslenmemekten veya tabiî olarak çok zayıf ve ince yapıya sahip olurlar. Kuvvetleri pek yoktur. Ağır işleri beceremezler. Besinsizlik yüzünden bu duruma düşenlerin fazla hareket için enerjileri de yoktur.

Saralılar

Öğrencilerimiz içinde saralılara da rastlamak mümkündür. Bunlara sara nöbeti geldiğinde ağızları kitlenerek düşüp bayılırlar, bilinçsiz hareketler yaparak kendilerini fırlatırlar, ağızlarına köpük yığılır.

Yukarıda dört grup içinde saydığımız kimseler, öğretmenin yakın ilgi, anlayış ve özel eğitimine muhtaç kimselerdir. Sınıfımızda bunlardan başka özel eğitime muhtaç çocuklar da bulunacaktır. Bunları yeri geldikçe ileride göreceğiz. Ancak bütün böyle normalden sapan öğrencilerin, bu hallerinden dolayı kişiliklerinin bozulmaması, kendi kapasiteleri içinde gelişip kendilerine ve toplumlarına yararlı olmaları için öğretmenin bütün bilgisini ve eğitim imkânlarını kullanması gerekir.

Çevrenin alay etmesi yüzünden bu tür çocuklar, çoğunlukla, aşağılık duygusu içindedirler. Toplumdan kaçma, utanma, içedönüklük eğilimleri gösterirler. Bazen da bunların tersine kavgacı ve aksi davranışlı oldukları görülür. Buna benzer bütün problemlerine eğilerek bu çocukların topluma kazandırılması gerektir.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.