Çocuklarda Psikomotor Gelişim

Çocuklarda Psikomotor GelişimCanlı olmanın anlamı yaşamaktır. Yaşayan varlık ise devamlı etkinlik içindedir. Çünkü her canlı çevresiyle etkileşim içindedir. İnsan ise canlı varlıkların en etkinidir. İnsan daha dünyaya geldiği anda emme, uyuma, kollarını, bacaklarını hareket ettirme, ağlama, tutunma gibi hareketler yapar. Büyüdükçe, insanın etkinliği daha da çoğalır ve karmaşıklaşır.

Çocuğun, yaşı ilerledikçe, bilerek yaptığı hareketler artmaya, vücudunu daha iyi kontrolü altına almaya başlar. Çocuğun, gelişimi boyunca, vücudunu gittikçe kontrolü altına almada becerikli hale gelmesine psikomotor gelişim diyoruz. Çocuğun vücudunu kontrolü altına almadaki gelişimi ve başarısı öğrenme için temel olduğu gibi, öğrenme de psikomotor gelişimi için gereklidir. Başka bir deyişle psikomotor gelişim öğrenmeyi, öğrenme de psikomotor gelişimi gerçekleştirir.

Bu ünitemizin amacı öğrencilerin psikomotor gelişimini tanıtmaktır. Öğretmenin öğrencilerine kazandırdığı bilgi ve becerilerin temeli öğrencilerin sahip oldukları psikomotor ve zihinsel gelişim seviyesidir. Bu ünitemizde adım adım çocuğun psikomotor gelişimini izleyerek ona hangi çağda hangi becerilerin verilebileceği ve onun psikomotor gelişiminin nasıl yöneltileceğini göreceğiz. Gelecek ünitemizde ise öğrencilerin zihinsel gelişimini inceleyeceğiz.

Hareketler öğrenilmiş değildir. Bebeğin, bir yerine bir etki yapıldığı zaman, vücudunun toptan hareket ettiği görülür.

Doğuşta görülen refleks hareketler zamanla hızını kaybederek yok olurlar. Sırtüstü bir masada yatan bebeğin karnına dokunulduğu zaman kolunu açıp kapatır; ayağının altı gıdıklandığında ayak parmaklarını açarak ayağını hızla çeker; eline bir şey verildiği zaman sıkı sıkıya kavrar; ağzına verilen her şeyi emmeye çalışır. Bu hareketler refleks hareketleridir. Refleks hareketler, bebeğin genel vücut hareketlerine oranla çok azdır.

Birinci ayın sonuna doğru bebekte ilk kontrollü hareketlerin başladığı görülür. Bebek yattığı yerden başını, ilgisini çeken yöne doğru (iki yana) çevirebilir. Yüzükoyun yatarken başını kaldırabilir. Böylece vücudun kontrol altına alınması baştan göğse, karnına ve bacaklara doğru; göğüsten kollara doğru gelişmeye başlar.

Vücudun kontrol altına alınmasında ve hareketlerin gelişiminde büyük bireysel farklılıklar vardır. Çocuklar, oturma, sürünme, emekleme, ayakta durma, yürüme, koşma, atlama gibi hareketleri; beş yaşına kadar başarırlar.

Oturma: 3-4 aylık çocuklar küçük bir yastığın yardımı ile bir dakika kadar oturabilirler. 7-8 aylık çocuklar yardımsız olarak oturmasını başarabilirler. 9-10 aylık çocuklar ise 10 dakika kadar kendi kendilerine oturabilirler.

Sürünme ve Emekleme: ilk sürünme hareketi, yüzükoyun yere yatırılan çocuğun elleri ile yere dayanarak omzunu kaldırması ve bir dizini yere koyması ile başlar fakat ileri doğru hareket yoktur. 7 aylık yaş civarında bu türlü ilk sürünme hareketlerinin başladığı görülür. 8-9 aylık olunca çocuklar, karınlarını yerden kesmeden, bir iki metre kadar sürünebilirler. 10 aylık çocuklar ellerinin ve dizlerinin üzerinde odanın istenilen bir köşesine emekleyerek gidebilirler. 11-12 aylık çocuklar ayakları ve elleri üzerinde oldukça çabuk hareketler yaparak ev içinde istedikleri yere sürünebilirler.

Yürüme: Yürümenin ilk hareketleri çocuğun ayağa kalkma çabalan ile başlar. Genel olarak çocuk 8 aylık olunca yardımla ayakta bir kaç saniye durabilmektedir. 9 aylık çocuklar bir yere tutunarak bir süre durabilirler. 10-11 aylık çocuklar yardımla yürüyebilirler. 11-12 aylık çocuklar bir yere tutunarak ayağa kalkabilirler. 13-15 aylık çocuklar da artık kendi kendilerine ilk adımlarını atarak yürüyebilirler. Yürümeye başlamada oldukça bireysel farklılıklar görülür. Bazı çocuklar 13, bazı çocuklar ise 18 aylık iken yürümeye başlayabilirler. Genel olarak çocuğun oda içinde bağımsız olarak dolaşabilmesi 15-18 aydan sonra görülür.

İkinci yaşının sonuna doğru (18-24 aylık) çocuk, yalnız başına yürüyebilir, bir kutuya küçük küpleri doldurabilir, küçük bir sandalyeye oturabilir. Topu zıplatabilir, şişeden haplar çıkabilir, topu masanın veya sandalyenin üzerine koyabilir, küçük bir derginin sayfalarını çevirebilir, kalın bir kalemi sopa gibi tutarak çizgi çizebilir, oyuncakları çekebilir, topu ayağı ile yuvarlayabilir, üç küpü üst üste koyabilir ve resimleri tanımaya başlar.

Koşma: Yürümeyi başaran çocuk üçüncü yaşının başlarında kısa adımlarla koşmaya başlar. Çocuğun ilk koşma denemelerinde düşmeler oldukça çoktur fakat geliştikçe düşmeler azalır. Atlama biraz daha geç başlar. Oyuncaklarla oynama, çevresinde bulunan ev araçlarıyla oynama merakı oldukça artar, hemen her gördüğüne dokunmak, atmak istediği içinde çırpınır. Okul çağına yaklaşan çocuğun koşması, atlaması oldukça gelişmiştir.

Elin Kontrolü

Bebek doğduğu anda iki eliyle yakaladığı herhangi bir şeye asılarak kendi ağırlığını kaldıracak şekilde tutunabilir. Fakat ellerin bu sırada bir iş yapması mümkün değildir. Birinci ayda parmakların gelişmesi çok hızlıdır. Dördüncü, beşinci aya kadar çocuk bir eliyle ikinci elini rastgele yakalayabilir. Bir oyuncağa doğru uzanma beşinci aylarda başlar. Bu uzanma çabaları çoğunlukla sonuçsuz kalır ve daha çok kol ve gövdenin tümüyle yapılır. 14 aylık bir çocuk hiç tereddüt göstermeden bir oyuncağa uzanabilir. Bu yaştan sonra çocuğun el becerileri zamanla artmaya başlar.

Solaklık: Bazı çocuklar sol ellerini sağ ellerine oranla daha iyi kullanırlar. Bu hal beyinin sol yarım küresinin sağ yarım küresine baskın oluşuna bağlanmaktadır. Çocuk sol elli oluşunu doğuştan getirmektedir. Bir anormallik olmadığı için de bu durumu değiştirmeye çalışmak yersizdir. Eğer doğuştan sol elli olan çocuklar sağ elli yapılmaya çalışılırsa çocuklarda kekemelik ve diğer heyecansal arızalar görülmektedir.

Çocuğun sol veya sağ elli oluşu ikinci yaş civarında belli olmaya başlar. İlkokul çağına kadar sol ellik yerleşir. Okullardaki araçlar, sağ elli insanlar için hazırlanmış olduğundan öğretmenin sol elli olan öğrencilerine bazı yardımlarda bulunması gerekir. Sol elli olan öğrencilerin eğitiminde, arkadaşlarınca alay konusu olmadıkça, önemli bir zorlukla karşılaşılması söz konusu değildir.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.