Cilt Lekesi Türleri

Cilt lekesi bir ya da birkaç sebepten oluşan ve deride renk değişmesiyle, hem erkek, hem de kadında görünen lekelerdir. Vücudun görünmeyen bölgelerinde de olan cilt lekeleri, en çok estetik sıkıntıyı yüzde olan türleriyle verir. Bu tarz lekeler, yüzün görünen bölgelerinde yoğunlaşır, kişiyi psikolojik travmalara kadar sürükleyebilirler.

Cilt Lekesi Türleri

Malezma,Şarap Lekesi,Et Benleri,Cilt Benleri,Lentigo ( Karaciğer/ Yaşlılık Lekesi),

Seboreik Keratoz (Yaşlılık Beni),Çiller,Güneş,Sivilce,Mantar, ilaç lekeleri, bilinen cilt lekesi türleridir.

A) Malezma:

(Hamilelik maskesi) Hamilelik döneminde aşırı salgılanan östrojen hormonundan kaynaklanır. Doğal olarak, bu tür sadece kadınlarda teşhis edilse de doğum kontrol ilaçlarının tüketilmesiyle de oluşmaktadır. Güneşe en çok maruz kalan yüz bölgesinde, normal deriden daha koyu renkle görülür. Yaz aylarında ve solaryum kullanımı sonrası daha fazla belirginleşirler.

 

B) Şarap Lekesi :

Yeni doğan bebeklerde müşahede edilen damar problemidir. Sağlığa zararları yoktur. Çocuk 7 veya 8 yaşına geldiğinde kaybolur. Yüzde görülme oranı daha yüksek olsa da, vücutta da çıkabilir. Halk arasında doğum lekesi diye adlandırılır.

C) Et Benleri:

Obezite, menapoz ve çeşitli hormonal bozuklukların tetiklemesiyle genelde orta yaşlı erkek ve kadınlarda aynı oranda görülebilir. Sancı yapmazlar ve en çok boyun ve göz çevresinde çıkarlar.

D) Cilt Benleri:

Oluşum nedeninin, genelde genetik mirasla geçtiğine inanılan, tam olarak sebebi bilinmeyen cilt lekeleridir cilt benleri. Çocuklukla oluşmaya başlayan benler, kişi yaş aldıkça çoğalır. Bazılarının üstünde kıl olabilir. Açık ve koyu renklerde bulunabilirler.

E) Lentigo ( Karaciğer/ Yaşlılık Lekesi):

Bir renk anormalliği hastalığı olan lentigo, genelde çillerle karıştırılır. Oysa Lentigo çillere oranla nispeten büyük ve daha koyu renktedir. Yazın daha belirginleşir.

Solar Lentigo(Güneş lentigo) sıklıkla rastlanılan bir çeşittir. Derinin sıklıkla, güneşle karşılaşmalarında meydana gelir. Sarışın kişiler bu durumdan en çok mustarip olanlardır. Güneş yanmaları sonrası, deri soyulmasında görülür.

F) SeboreikKeratoz (Yaşlılık Beni):

Kalıtsal sebeplerle meydana gelir. Cildi yağlı bir görüneme sokan lekelerdir. Yüz çevresinde olduğu gibi vücudun diğer bölgelerinde de olabilir, kolay teşhis edilemezler. Genellikle vücuttaki aşınmayla gelişirler.

G) Çiller:

Beyaz tenli kişilerde görülür. Küçük, cilde göre koyu renk lekelerdir. 50’li yaşlara doğru kayboldukları bildirilir. Güneşle fazla temas, bu cilt lekesinin çoğalmasını tetikler. Yazın çoğalır, kışın nispeten silikleşirler. Melanin pigmentinin aşırı salgılanmasıyla ilgisi vardır.

H) Güneş Lekeleri:

Genellikle yaz aylarında oluşumları sıklaşsa da, kışın da güneşten korunmakta fayda vardır. Güneş kremiyle korunum sağlanabilir. Güneşin zararlı ışıklarıyla temas sırasında vücudumuzdaki melanin, organizmayı korumak adına, aşırı miktarda salgılanır, bu salgılanma güneş lekelerine neden olur.

I) Akne ve Sivilce Lekeleri:

Ergenlik döneminde sıklıkla rastlanan ve en çok bilinen cilt lekeleridir.Yağ bezlerinin fazla salgılanmasıyla gerçekleşen bir tür iltihaplanmadır. Doğal bir süreçle gelişen sivilceler, ilerleyen dönemlerde, genel olarak iz bırakmadan tamamen kaybolsalar da, toplumun yüzde yirmiye yakın bölümü o kadar şanslı olamayabilir. Kalıcı izlere evrilen bu lekeler, deride delikler biçiminde kalıcı olabilen bu lekeler, hoş olmayan görünüme sebep olur.

Güneş Lekeleri İçin C Vitamini

Dünya üzerindeki bütün uzmanlar, C vitaminin, en güvenli ve en etkili besleyicilerden biri olduğu yönünde ortak görüşe sahiptir. Ortak soğuk algınlığı ve daha ciddi komplikasyonları önlemeye yardımcı olduğu herkesçe bilinir.  Bununla beraber, C vitamininin faydaları: bağışıklık sistemi eksikliklerine, kalp-damar hastalıklarına, doğum öncesi sağlık problemlerine, göz hastalıklarına,  güneş lekelerine ve hatta cilt kırışmalarına karşı koruma içermektir. Bu bilgi genelde gözden kaçırılabilir. C vitamini, sebzeler ve turunçgillerde bulunur. L-glukon-gamma laktonu, C vitamini üretimini sağlar. Bu üretim bitkilerde kendiliğinden gerçekleşir. İnsanlar gamma laktonu üretemez ve bu sebeple onu dışardan almak zorunda kalır. Kolajen yapımında oldukça etkili olan C vitamini, vücudun dengesini sağlar ve kalıcı gibi görünen lekeleri kolaylıkla silmeye yardımcı olur.

Uluslar arası geçerliliği olan,ciddi Alternatif Tıp Seminerlerinde yayınlanan ve 15 yıldan uzun süren 100’den fazla çalışmayı ortaya koyanyeni bir araştırma, C vitamininin faydalarının giderek arttığını belirtmiş, konuyla ilgili olarak, bu bilgiler tıp literatürüne geçmiş ve gerçekliği onaylanmıştır.

Uzmanlara göre: C vitaminin bilinen faydalarına birçok yenilerini eklemesi sevindirici bir durum olarak karşılanmıştır. Sadece grip olduğumuzda veya nezle olmamak için kullandığımız bir vitamin olmanın ötesine geçen C vitamininden, güneş lekeleri için de istifade edilmekte ve çok olumlu sonuçlar alınmaktadır. C vitamini, kalp-damar, kanser, felç, göz sağlığı ve bağışıklıktan daha uzun süre yaşama karşı olumlu etkiler sağlarken, cildimizde istemediğimiz lekeleri silip atmakla değerini birkaç kademe daha yükseltmiştir.

Güneş lekeleri, deride istenmeyen kahve veya gri renkli noktalardır. Genellikle yüz, boyun ve ellerde görülürler. Güneş lekeleri, uzun süre güneşe maruz kalma sonucunda oluşur ve genelde bir yere toplanırlar. Güneşe maruz kaldıktan sonra yıllarca, defalarca ortaya çıkabilir ve fazlalaşabilirler. Bununla beraber kalıcı olma eğilimindedirler. Aslında, güneş lekeleri: güneşte çok fazla zaman geçirdikten sonra organizmanın kendisini korumak için geliştirdiği refleks bir girişimidir. Fakat bu durumda,  önlem alınmazsa, hoş olmayan lekeler sorun yaratmaya başlar. Güneş lekeleriyle mücadele etmek için yapabileceğiniz en iyi şey: cildinizi güneşe karşı korumaktır. Lekeleriniz varsa, güneş ışınları noktaların daha koyu hale gelmesine ve yenilerinin ortaya çıkmasına sebep olacaktır. Bu durumda rahatsızlığınızı bir kat daha arttıracaktır.

Güneş lekeleri ve akne sonrası lekeleri farklı şekillerde oluşmuş olsa da, her iki tür hiperpigmentasyona aynı şekilde muamele edilir. Bol miktarda güneş kremi kullanımı, lekeleri önlemeye yönelik tedbirlerden biridir, ancak güneş lekelerinin silinmesi için en iyi, en doğal yöntemlerden biri: C vitamini kullanılmasıdır.

C vitamini güçlü bir antioksidan olduğundan, güneşin cildinize bıraktığı bazı zararlı serbest radikalleri nötralize eder.Antioksidan özelliğiyle, cildinizin doğal rejenerasyon sürecine yardımcı olur, vücudunuzda hasarlı cilt hücrelerini onarır ve yenilerini üretir. Ve şaşırtıcı bir şekilde, C vitamini aslında cildinizin melanin üretimini engelleyen bir özelliği içermektedir.

EVDE YAPACAĞINIZ, ÇOK BASİT VE NEREDEYSE BEDAVA BİR İŞLEM

Limon suyu: C vitamini bakımından zengindir. Doğrudan bir parça pamuk kullanarak limon suyunu sıktığınız bir kaba batırarak ıslatın. Soğuk su ile durulamadan önce 20 dakika bekleyin. Güneş lekelerisilikleşene kadar günde iki kez tekrarlayın.

C vitamini serumu veya losyonu, Pamuk, Limon suyu, C vitamini takviyeleri, evde uygulayacağınız kür için oldukça kolay bulunan materyallerden oluşur.

Aloevera ve C vitamini karıştırılarak, evde yapacağınız uygulama, güneş lekelerinize elveda diyebileceğiniz bir seremoniye dönüşebilir. Bu uygulamada oldukça basit ve çok ucuzdur.

Bir tatlı kaşığı C vitamini, bu Cvitamini tozu olabileceği gibi, herkesin evinde kolayca bulunan bir limonun sıkılmasından da elde edilebilir. 2 yemek kaşığı aloevera krem veya eğer bitki yetiştirmeye meraklıysanız. Evinizde rahatlıkla yetiştirebileceğiniz aloevera bitkisinin rendelenerek toz haline getirilmesiyle elde edeceğiniz aloe vera rendesi, temiz su.

Bu malzemeleri temiz suyun içine koyarak, uygun bir kapta karıştırın. Daha sonra bu karışımı güneş lekelerinizin olduğu bölgeye sürün. Mümkünse işlemi akşam, yatmadan evvel yapın, zira mevsim ne olursa olsun, gün içerisinde dışarıya çıkmanız ve güneşin etkileriyle karşılaşmanız olasıdır. Sabah kalktığınızda, temiz suyla işlem yaptığınız alanı yıkayın. İşte bu kadar basit ve oldukça ucuz, üstelik doğal bir yöntemle güneş lekelerinizden C vitamini yardımıyla kurtulmanız mümkün. Önemli olan, pahalı yöntemler uygulamadan önce, doğal yöntemlerle güneş lekelerinizi geçirmek için cildin kendisine bir şans tanımaktır. Bu doğal işlem, kimyasal bir içerikten yapılmadığından, sorunun giderilmesi için kürü haftada en az 2 gün kararlıkla uygulamanız gerekir. Gözle görülür etki: Cilt tipine bağlı olmakla beraber bir ay içinde kendisini gösterecektir.

Bunlara ek olarak, özellikle güneşin dayanılmaz olabileceği yaz aylarında makyajla dışarıya çıkarak, güneş ışınlarının zararlı etkilerine maruz kalmamalı, besinlerinizde de C vitamini kullanmalısınız. Bolca tüketeceğiniz C vitamini içerikli gıdalar, vücudunuzun içinden de güneş lekelerinden kurtulmanıza yardımcı faaliyetler oluşturacaktır.

Dilerseniz kimyasal peeling yaparak ve bu işleme C vitamini de ekleyerek, güneş lekelerinden kurtulma sürecini hızlandırabilir, C vitamini içeriği sayesinde cildinizdeki izleri hem siler, hem de parlak ve pürüzsüz bir görünüm elde edersiniz. C vitamini suda çözülür. Fazlalık yapmaz. Vücudunuz C vitaminini gerektiği kadar alır ve gerisini stoklamaz.

Jilet İzlerine TCA Peeling

TCA,  yani trikloroetanoik asit, klor atomlarının hidrojen atomlarıyla değiştirildiği bir asetik asittir. Solüsyon olarak kullanılır. Renksiz ve aşındırıcıdır. Jean-BaptisteDumas tarafından 18 yüzyıl başlarında keşfedilmiş ve günümüze dek kullanılagelmiştir. TCA organik radikal değerler teorisi açısından oldukça iyi bir örnektir.  Proteinler, DNA ve RNA gibi makromoleküllerin çökeltilmesi için biyokimyada yaygın şekilde kullanılır. Güneş lekeleri, cilt kırışıklığı, sivilce, ameliyat lekeleri,  jilet izleri dövme çıkarma gibi tedavilerde TCA sıklıkla tercih edilir.

Tcapeeling, sivilce, pigmentasyon bozuklukları,kırışıklıklar, ameliyat ve jilet izleri başta olmak üzere aktif olarak kullanılan dinamik bir yöntemdir. Sonuçlar ve komplikasyonlargenelde cilttekiyaralanma ve hasar derinliğiyle ilişkilidir; Bu kıstas tedavi sürecinde belirleyicidir. Komplikasyonların görülmesi, daha koyu cilt tiplerinde ve güneşe maruz kalma ile daha olasıdır ve küçük tahrişlerden, pürüzlü pigmentasyonakadar değişebilirler. Çok seyrek vakalarda, ağızdan alınan veya göze sürülen TCA  daha  sert komplikasyonlara neden olabilir. Bu sebeple TCA maddesi çocukların ulaşamayacağı yerlerde saklanmalı, peeling aşamasında ağıza alınmaması gerekmektedir. Keşfedildiği yıldan bu yanayapılan en popüler ve yaygın görülen işlemdir. Dermatologlar 19. yüzyılda peeling yöntemlerine ilgi göstermeye başladı. 1874 yılında Viyana’da dermatolog Ferdinand vonHebramelasma, Addison hastalığı ve çiller tedavisinde bu tekniği kullandı. 1882’de Hamburg’da Paul G. Unna deride, trikloroasetik asit (TCA) ve fenolün etkilerini tanımladı.20. yüzyılın ilk yarısında fenol ve TCA çeşitli merkezlerde kullanıldı. Alfa-hidroksi asitler (AHA), 1980’lerin sonunda ve 1990’lı yıllarda yüzeysel peeling maddeleri olarak piyasaya sürüldü.

Asitler, yüzeysel, orta ve derin peeling araçları olarak sınıflandırılarak  uygun bir şekilde kullanılabilir, ancakbazı peeling yöntemlerinde, kaşıntı, artan deri duyarlılığını, epidermoliz, alerjik ve tahriş edici dermatit, ve post-enflamatuarhiperpigmentasyon (PIH) neden olması sebebiyle,TCA,  kimyasal peeling açısından en güvenilir yöntemlerden biridir.Özellikle jilet izlerinde harika sonuçlar vermiştir.

KİMYASAL PELELERİN KOMPLİKASYONLARI

Kimyasal peeling, cildin pul pul dökülmesine ve ardından cildin yenilenmesine yol açan, yeni cildi yeniden oluşturan, belirli bir kuvvetteki kimyasal maddenin uygulanmasını içerir. Bu, tekniğe bağlı bir prosedürdür. Çok nadiren de olsa, yara oluşumu gözlenebilir. Ancak belirtmek de yarar vardır ki; bu durumlar, kişinin talimatlara uymaması, tekrarlanacak işleminin aralıklarını dikkate almaması sebebiyle olabildiği gibi, daha çok özensiz kullanımlarda söz konusudur.Enfeksiyonlu bölgeye tatbik edilmesi, iyileşme döneminde yetersiz bakım başkaca sebeplerdir. Bu durumlarda olası yan etkiler şunlardır:

Tahriş, yanma, ağrı, ödem, kabarcıklanma, Enfeksiyonlar (bakteriyel, herpetik ve kandidal)

Yara izi, iyileşmede gecikme,dokusal değişiklikler, Hiperpigmentasyon, hipopigmentasyonKutanöz bariyer kaybı ve doku hasarı, sivilce patlamaları, Alerjik reaksiyonlar, toksisite.

Doğru kullanımlarda genellikle, komplikasyonlar yok denecek kadar azdır ve koyu tenli bireylerde, beyaz tenli bireylere nazaran daha sık görülür.

JİLET İZLERİ İÇİN TCA

Sivilce lekeleri, yaşlanmaya bağlı kırışıklıklar, ameliyat izleri, dövme silinmesi gibi konular baştaolmaküzere Tcapeeling, jilet izlerinde de oldukça etkilidir. Tca solüsyonunu, sizi rahatsız eden jilet izine sürmeden önce sorunlu bölgeyi temizlemeniz ve çok iyi durulamanız gerekmektedir. Alan temiz olmalıdır ama su, solüsyona karışarak etkisini azaltmamalıdır. Cilt tiplerinin farklı olduğu unutulmamalı, hassas ciltler için peeling işlemi aralıklar bırakılarak yapılmalı, hassas cildin reaksiyonu tartılmalıdır. Herhangi bir rahatsızlıkta işlem durdurulmalıdır. Yapılacak olan Tcapeeling işleminde zaman ve aralıklar önemlidir. Yaklaşık 8 ay ya da cildin yapısına göre 10 ay sürecek yöntem, haftada belli günler mütemadiyen uygulanmalı, uygulama sonrası nemlendirici krem  veya merhemler işlem yapılan yere sürülmelidir. Sıcaktan ve bilhassa güneşten korunmak çok önemlidir. Uzun süre güneşe maruz kalma, güneşten koruyucu uygulamanın yetersiz kalması,  komplikasyona yol açabilir.Ağrı ve yanma sıklıkla hassas ciltteki bir kabuk soyma işlemi sırasında görülür. Yeniden epitelizasyon tamamlanıncaya kadar kabuğun soyulmasından 2-5 gün sonra da devam edebilir.

ÖNLEMLER

Hemen buz uygulaması ağrı ve yanma hissini azaltır. Ağrıkesiciler kullanılabilir. Hidrokortizon veya flutikazon gibi steroidler iltihabı azaltır, cildi nemlendiren yumuşatıcılar, PIH’yi önlemek için güneşten koruyucular kullanılmalıdır

SONUÇ

Peeling, hafif jilet izlerinde 3-5 gün, orta dereceli izlerde, 15-30 gün, derin izlerde, 60-90 gün içerisinde kaybolma eğilimine girer. Gözle görülür şekilde kaybolmaya başlayan jilet izlerine uygulanmaya devam eden TCA peeling sonrası, her daim nemlendirici kullanmak zaruridir.

Hyaluronik Asit Nemlendirici

Hyaluronik asit, insanlardaki vücut yapısı gereği vücutta su tutması için her gün düzenli şekilde salgılanmış olan bir proteindir. Nem tutma özelliği olduğu için, yüksek miktarlarda tutması ile bilinen doğal maddedir. İnsanlarda olduğu gibi diğer canlıların cildinde de doğal olarak yer almaktadır. Hyaluronik asit yeterli miktarda salgılanması yapılmaz ise ciltteki yaşlanma ve kırışıklıklarda artma süreci daha hızlı olacaktır. Cildinizin genç kalmasını sağladığını ve kırışıklıklardan arındırdığını buradan rahatlıkla anlayabiliriz. Birden fazla fiyat olarak pahalı konumda olan nemlendirme ve anti aging ürünlerinde yer almakta olan temel maddedir. Kullanım görmesinden sonraki süreç içerisinde cilde ferahlı hissi vermektedir. Kesinlikle yağ içermediği gibi, asit ağırlığının 500 katı olacak şekilde su tutma özelliğine sahiptir. Bundan dolayı da küçük miktarlarda kullanılmasına özen gösterilmesi gerekir. Cilt üzerinde derinlemesine olacak şekilde nemlendirme kazandırır. Ciltteki lekelere ve yaşlanmaya karşı etkili olmasını istiyorsanız, C vitamini ile birlikte kullanım yapılmasında sakınca yoktur.

Nemlendirilmek istenen bölge üzerinde mercimek tanesi boyutunda günde iki sefer olmak koşulu ile sabah ve akşam saatlerinde uygulanır. Uygulama masaj yapar gibi ovalayarak devam edilmelidir. Çocukların ulaşması güç olan yerlerde muhafaza edilmesi gereklidir. Serin ve kuru yerlerde muhafaza edilerek, uygulama sırasında göz ile temas etmemesine dikkat etmelisiniz. Bu ürünler dermatolojik şekilde gerekli olan testleri yapılmıştır.

Hyaluronik Asit İçeren Kremler

Kullanılacak cilt bakım ürünleri tercih edilmiş olduğunda dikkatli olunacak en büyük husus neleri içermiş olduğudur. Bilinçli olan her tüketici mutlaka hyaluronik asit içermekte olan kremleri tercih etmektedir. Anti aging bakım alanında sık şekilde hyaluronik asit kullanılmaktadır. Bu asit doğal şekilde insan vücudunda zaten bulunmaktadır. Yoğun şekilde nerelerde bulunduğuna bakıldığı taktirde ise gözler ve eklemler üzerinde görülüyor. Cilt bakımında kullanılan ürün, yaşlanma belirtilerinin de önüne geçmektedir. Cilde canlılık kazandırarak, yumuşatır ve kırışık görünümlerin azaltılmasına yardımcı olur.
Hyaluronik asit içermekte olan kremler güneşteki zararlı ışınlara karşı maruz kalan bölgelere karşı bakım yapmaktadır. Birden fazla hyaluronik asit içermekte olan kremlerin olduğunu görüyoruz. Ancak bu kremler gibi birde jeller piyasa içerisinde yer almaktadır. Ancak hyaluronik asit içeren jeller kremler kadar etkili olduğu söylenemez. Sizlerde kendi cildinizi koruma altına almak istiyorsanız, mutlaka jel yerine krem kullanmalısınız.

Tritone Krem

Güneşin zararlı ışıklarından kaynaklanarak oluşan lekelerin ortadan kaldırılmasında oldukça etkili olan bir kremdir. Hamilelik dönemi sonrasında ve yaşlılık süreciyle de beliren kırışıklıkları da gidermektedir. Tritone Forte Krem, yapılan dengesiz beslenme, uzun süre kullanım gören hormonsal haplar, menopoz ve yaşlanma gibi etkenlerden meydana gelen cilt problemlerinin tedavisi ve lekelerin tama anlamıyla ortadan kaldırılmasında kullanılan etkili bir kremdir. İnsan vücudu en fazla oksijene ihtiyaç duyar. İşte burada duyulan en fazla oksijeni de içermektedir. Ciltlerin yenilenmesinde, ölü derilerin tekrar işlev gören duruma getirilmesi ve kırışık derilerin tamamen yok edilmesi konusunda fazla şekilde etkilidir. Kan dolaşımının hızlandırması özelliğiyle de ciltteki elastik yapıyı onarmaktadır. Cildimiz böylelikle daha sağlıklı hale gelir. Kullanım gören cilt üzerinde şimdiye kadar herhangi bir yan etki ile karşılaşılmamıştır. Cilt üzerinde oluşan sivilcelerde de etkilidir. Doğum sonrasında oluşmuş çatlaklar ve selülitlerin giderilmesine imkan sunar.

Cilt üzerine daha fazla bir ayndık getirip, kazandırmış olduğu parlaklık ile cildiniz daha güzel bir görünüme kavuşur. Tritone Forte Krem, zararlı güneş ışınlarına karşı cildinizi koruma altına alarak güçlendirir. Cilt renginin fazla şekilde homojen ve pürüzsüz olmasını sağlar. Yüz, boyun, omuz, kollar ve ayak gibi birden fazla bölge üzerine müköz membranlara temas ettirilmemesine dikkat edilecek şekilde uygulama yapılabilir. Cilt üzerine sürülmesinden sonra parmaklardan yardım alarak hafif şekilde ovulması ile cilde yedirilme işlemi yapılır. Böylelikle cildiniz güneş ışınlarına karşı koruma altına alınmış olur. Uygulanırken cilt tipine de dikkat edilmesi gerekir. Bu durum göz önünde bulundurularak sabah ve akşam olmak koşulu ile günde 2 ya da 3 defa uygulanabilir. Çocuklar tarafından ulaşılması güç olan bölgelerde oda sıcaklığında saklanması gerekir.